15 Temmuz unutulmaz gece

Muhammed el Ahmedi

16 Temmuz 2020

15 Temmuz unutulmaz gece

15 Temmuz 2016 Akşamı yaşananlara sevinen Yemenli bir komutan beni aradı. “Bundan sonra nereye kaçacaksınız. Kelleleriniz kesilecek. ” diyerek alaycı bir şekilde, “Gittiğiniz her ülkede musibetler yaşanıyor” dedi.

Bu komutan ile çok yakından tanışıyoruz. Kendisi eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih taraftarı olduğunu gizlemiyordu. O zamanlarda kendisi ile tartışmalarımız olurdu. Salih’in 30 yılı aşkın yönetimine son veren barışçıl olan halkın devrimine olan öfkesi sebebiyle İran destekli Husiler’i savunurdu.

Bu komutanın bu sevinci açıkçası beni derinden yaraladı. Onunla birlikte sohbetlerimiz oldu. Bizde bir söz var ”aramızda tuz ekmek vardı” aynen öyle aramızda tuz ekmek vardı. Konuşması son derece beni yaraladı. Çünkü ben hiçbir zaman siyasi farklılıklar sebebiyle kimseye düşman gözüyle bakmadım. Ayrıca geçmişin sorumluluğunu yüklenmek için de için benim bir makam ve mevkim de yok.

Darbe haberi benim için büyük bir üzüntü oluşturdu. Yemenlilerin yaşadığı acı ve hüzünler bir anda gözümde canlandı. İran destekli Husilerin gerçekleştirdiği darbede Yemen şehirlerini istila etmesi, devlet kurumlarını ele gele geçirmesi, halkı yerinden ederek, mezhepçi yayın ve propagandalar yapması, ülkedeki tüm yaşam alanların ve siyasetin baskı altına alınması, bunlarla birlikte bir dizi baskın ve tutuklamaların yapılması, cezaevlerindeki işkenceler, ülke yaşadığı bu felaketle adeta karanlık bir tünelin içine girmiş oldu.

Arap basını ve dış basın ile sosyal medyaları yayınladıkları haberlerle kamuoyuna her şeyin sona erdiği, Türkiye’de darbecilerin ülkenin tüm yönetimine el koydukları şeklinde haberler yapılarak bu yönde propaganda yapılıyordu. Bazı Arap televizyonları Cumhurbaşkanının Almaya’ya iltica ettiğini söylüyorlardı. Bu Arap televizyonlarının en büyük fiyaskolarından biriydi.

Birkaç ay önce ayrıldığım memleketim için sanki bir şeyler boğazımda düğümlenmiş ve büyük bir üzüntü içindeydim. Ayrıca ne zaman döneceğimi de bilemiyordum. Ayrıca Türkiye gibi güzel bir ülkenin geleceği için de endişe ediyordum. Ancak bu darbenin başarısızlığı ulaşması için önce Allah’a olan inancım ve Türk halkının ferasetine güveniyordum. Çünkü bu halk darbelerden çok çekmişti.

Ben 2016 yılının başlarında Avrupa’dan İstanbul’a gelmiştim. O zamanlar Fatih semtinde Cerrah Paşa’da yerleşmeye karar vermiştim. Buranın tarihi camileri var ayrıca sakinleri çok iyi insanlar. Haberlerde Türkiye’de darbe olduğu söylenince hayat adeta gözümde karardı. Sokaklar kapatılmıştı. Ancak kimi sokaklarda darbecilere karşı çıkmak için toplanmaya başlayan gençler vardı. Fatih’de evlerine gidemeyen çok sayıda tanıdık Yemenli beni aradı ve onlara benim evimde kalabileceklerini söyledim.

Evimden bir çok dostum misafir oldu. Bizim için çok zor bir gece oldu. Hepimiz korku. Panik ve belirsizlik sebebiyle endişe içindeydik.

Onların korkularını yatıştırmak için darbenin başarısızlıkla sonuçlanacağını söyledim. Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan televizyona çıkarak halka demokrasi ve ülkeye sahip çıkmaları çağrısında bulununca endişenin yerini bir ferahlık aldı. Kendimi Türk halkının yanında darbenin başarısızlıkla sonuçlanması sebebiyle sevinç gösterilerinde buldum.

Türkiye’de Allah etmesin darbe başarılı olsaydı ülkeyi onlarca yıl geriye götürecekti. Türkiye’nin kıyametini bu darbeyle planlamasalardı, darbenin başarısız olmasının ardından Türk ekonomisine yönelik büyük saldırlar gerçekleştirmezlerdi.

Bizler Türk halkının tüm bileşenleriyle ortaya koyduğu bu müstesna cesaret ve kahramanlık sebebiyle, ülkenin kazanımlarına ve bağımsızlığa sahip çıkmalarından ötürü çok şey borçluyuz.

Aynı şekilde bölgedeki tüm halklar Türk halkına çok şey borçlu. Çünkü bu halk aynı zamanda bölge halklarının baskılarla, eski diktatörlük yönetimleriyle ve karşı darbelerle kuşatma altına alınma projesini de boşa çıkardı.

Türk halkının demokrasisine sahip çıkma başarısını biz Yemenliler olarak gösteremedik. Bunun sonucunda sevgili Yemenimiz maalesef günümüz dünyasının en derin krizini yaşıyor.

Gerek Türkiye’de gerek Yemen’de gerekse tüm dünyada demokrasi ve özgürlük ve adalet şehitlerine rahmet diliyorum.