Ali Abdullah Salih'in öldürülmesinin perde arkası

6 Aralık 2019

ANALİZ
Ali Abdullah Salih'in öldürülmesinin perde arkası

Yemen'in devrik  Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih'in İran destekli müttefiki Husiler tarafından öldürülmesinin üzerinden geçen 2 yılın ardından, liderliğini yaptığı Genel Halk Kongresi (GHK) Partisi bölgesel çekişmelerin kurbanı oldu.

GHK, Salih tarafından kurulduğu 1982'den bu yana iktidarda yer aldı. Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi'nin kendisini partinin başkanı ilan etmesi nedeniyle görünüşte hâlâ yönetimde olsa da pratikte artık siyasi hayatta varlığı yok.

Bununla birlikte, Hadi gibi kendini partinin gerçek mirasçısı kabul eden ve bölgedeki farklı ülkeler tarafından desteklenen gruplar dikkate alındığında GHK'nin bugün 4'e bölündüğünü söylemek de mümkün.

 Çöküşün başlangıcı

Eski Cumhurbaşkanı Salih'in kişiliği ve varlığıyla ilişkilendirilen GHK'nin ihtişamlı yılları 2012'ye kadar devam etti.

Çöküş ise Arap Baharı döneminde onlarca devlet yetkilisi ve ordu mensubunun Salih'i ve partiyi bırakarak halk ayaklanmasına katılmasıyla başladı.

Parti, 2011'de sivil hayatta ve orduda ağırlığı olan çok sayıda önemli ismi kaybederek birinci şokunu yaşadı ancak yine de birliğini korumayı başardı.

Ülkedeki protestoları sona erdirmek için Körfez İşbirliği Konseyi'nin sunduğu planın kabul edilmesinin ardından muhalefet partilerinin başbakanlık ve önemli bakanlıklar dahil hükümetin yarısını alması üzerine parti bir şok daha yaşadı.

2011 sonunda imzalanan anlaşma gereği, Cumhurbaşkanlığı koltuğuna 1997'den beri Salih'in yardımcılığını yapan Hadi geçti. Bu durum parti içinde Salih ve Hadi yanlıları arasında da bir ayrışmaya yol açtı.

GHK'nin iktidarı paylaşması ve parti içindeki sorunlar Salih ile Hadi arasındaki krizin büyümesine neden oldu ve Husilerin başkent Sana'yı ele geçirmesinden 2 ay sonra Kasım 2014'te Salih, Hadi'yi genel başkan yardımcılığı görevinden aldı.

Ancak Hadi, Salih'in kararını reddederek kendisini partinin başkanı ilan etti ve eski Başbakan Abdulkerim el-İryani gibi önemli isimleri de yanına çekti. Böylece GHK ikiye bölündü.

 Husilerle ittifak

Bu arada Suudi Arabistan öncülüğünde kurulan koalisyon güçleri, meşru hükümeti desteklemek, Husilerin darbesini etkisiz hale getirmek ve hükümeti tekrar sahiplerine iade etmek için Mart 2015'te Yemen'de operasyonlara başladı.

Bunun üzerine Salih, başta başkent Sana olmak üzere bazı illerin Husilerin kontrolüne geçmesinin önünü açan gizli ittifakı artık gizleme ihtiyacı duymayarak Husilerle ittifak kurduğunu duyurdu.

Hadi'nin Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da ikamet ettiği sırada eski Yemen Başbakanı Ahmed Ubeyd bin Dağr ve Meclis Başkanı Sultan el-Burkani'nin de aralarında bulunduğu GHK'nin önde gelen şahsiyetleri Riyad'a taşınmaya başladı.

Büyük bölünmeye rağmen popülerliğini koruyan Salih'in Husilerle ittifak kurmasının üzerinden 2 yıl geçmesinden sonraki hareketleri müttefiklerini rahatsız etti ve GHK'nin 25 Ağustos 2017'de Sana'daki Es-Seb'in Meydanı'nda büyük bir kutlama yapmasıyla beraber müttefikler arasında ilk çatışma başladı.

Salih'in koalisyon güçleriyle yakınlaştığı yönünde iddiaların dile getirildiği bir dönemde GHK'nin düzenlediği büyük kutlama Husileri öfkelendirdi. Böylece Husilerin Salih'i ve onun yandaşlarını kışkırtmaya çalışması üzerine önce medya savaşı, Kasım 2017'nin sonunda da tarafların güçleri arasında şiddetli çatışmalar patlak verdi.

Çatışmaların başlamasından dört gün sonra, 4 Aralık 2017'de ise Salih, müttefiki Husiler tarafından öldürüldü.

Salih'in öldürülmesinin ardından GHK ve yöneticileri Sana'da ve Husilerin kontrolündeki diğer bölgelerde hedef alınmaya başlandı. Bazı yöneticiler kaçarak canlarını kurtarmayı başarırken bir kısmı alıkonuldu. Bazıları ise Husilere bağlılığını açıklayarak birkaç gün sonra partinin Sana'da faaliyetlerine başladığını duyurdu.

Diasporada iki parti

Sana'daki partinin Husilerin kontrolüne geçtiğini gerekçe gösteren GHK'nin bazı önde gelen şahsiyetleri kendilerini "gerçek mirasçı" olarak nitelendirip Mısır'ın başkenti Kahire'de partiyi yeniden kurduklarını açıkladı ve partinin sözcüsü olarak da El-Yemen El-Yevm kanalını kurdu.

GHK'yi Kahire'de yeniden kuran ve Husileri "düşman" ilan eden bu grup, Salih'in ölmeden önceki son konuşmasında dile getirdiği Husilerle mücadele edilmesi vasiyetinin uygulanması çağrısında bulundu.

Ancak parti tabanı, Salih'in Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) ikamet eden oğlu Tuğgeneral Ahmed Ali Abdullah Salih'i partinin gerçek mirasçısı olarak görüyordu.

Sessizliğine rağmen tüm gözler özellikle Salih'in meşru varisi olduğu düşünülen ve BAE'nin desteklediği Ahmed'in hareketlerine odaklandı.

Partinin parçalanması

GHK'nin Sana, Riyad, Abu Dabi ve Kahire'de olmak üzere 4'e bölünmesi, tarafların partiyi kendi kontrolleri altına almayı arzulamasına yol açtı. Ancak Yemen'i otuz yılı aşkın süredir yöneten ve geri dönüşsüz bir şekilde giden partinin tabanı, Husiler ve hayatın zorlukları arasında parçalandı.

Parti içinden bir kaynak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Hadi'nin defalarca partiyi kontrol altına almaya çalıştığını ancak başaramadığını, partinin kendi kontrolünde olan kısmının da kendisi ile eski Başbakan Ahmed bin Dağr arasında parçalanma tehdidiyle karşı karşıya kaldığını aktardı.

Kaynak, GHK yöneticilerini Riyad'da bir arada tutan şeyin sadece Cumhurbaşkanı Hadi'nin kendisine bağlılıklarını teminat altına almak için onlara sağladığı çıkarlar ve makam olduğunu söyledi.

Ancak partinin Genel Sekreterlik Üyesi Adil eş-Şuca, partinin bölünmediğini, hiç kimsenin de yeni bir oluşum olduğunu ileri sürmediğini, partinin, Husilerin baskı ve saldırıları nedeniyle farklı yerlere dağılan tek yönetimi bulunduğunu ifade etti.

Şuca, bazı yöneticilerin ülke içinde kalarak Husilere boyun eğdiğini, bir kısmının ise ülke dışında bulunduğunu ve mevcut duruma farklı açılardan baktıklarını dile getirdi.

GHK'nin ölmediğini ve temelinin hâlâ sağlam olduğunu ifade eden Şuca, parti yöneticilerinin Riyad ve Abu Dabi'de genişletilmiş bir liderler toplantısı düzenlemek üzere istişareler yürüttüğünü ve bunun yakında gerçekleşeceğini sözlerine ekledi.