ABD ve Türkiye anlaştı

18 Ekim 2019

ABD ve Türkiye anlaştı

Türkiye ve ABD arasında terör örgütü PYD'nin çekilmesine karşılık Barış Pınarı Harekatı'nın durdurulması konusunda anlaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile  ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence arasındaki görüşme ile heyetler arası görüşmenin ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

 Mevlüt Çavuşoğlu, "Ara vermek demek, bizim askerimizin ve oradaki güçlerimizin çekilmesi demek değildir. Biz orada olacağız, var olmaya devam edeceğiz. Gerek oradaki mevcudiyetimiz gerek istihbari kaynaklarımızla birlikte ne yapıldığını ve ne yapılmadığını bizzat takip edeceğiz. Yani gözümüzün önünde olacak, denetimini de yapacağız." dedi.

Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence arasındaki görüşme ile heyetler arası görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Çavuşoğlu, bir gazetecinin toplantının süresinin 4 saat sürmesi ve fotoğraflardaki yüz ifadelerine ilişkin, "gergin başladı, mutlu bitti diyebilir miyiz?" şeklindeki sorusuna, her siyasetçinin, her liderin bir mizacı olduğunu, kendisine göre Pence'in mizacının fazla ciddi durduğunu ifade etti. Bir siyasi liderin ya da başkan yardımcısının mizacı konusunda yorum yapmayacağını belirterek, "Her şey, açık açık konuşarak başladı. Cumhurbaşkanımız gayet net, samimi bir şekilde bugüne kadarki kaygılarımız, bu noktaya niye geldik, başka meseleler dahil hepsini konuştu." dedi.

Daha sonra kendilerinin de bu belge üzerinde hangi maddede ne gibi değişiklikler olacağına ilişkin müzakereyi, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert Charles O'Brien, heyetteki diğer kişilerle yaptıklarını belirten Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Daha sonra da heyetler arası görüşmeye geçtik, orada da hem daha önce hazırlanan videoları da görme imkanı buldular. Gerek bizim DEAŞ'la mücadelemiz gerekse burada 'YPG/PKK nedir, ne yapıyor?' Burada özellikle hep diyorlar ya 'azınlıkların geleceği ne olacak' diye. Burada özellikle dini azınlıkların YPG/PKK ile ilgili şikayetleri, gerek Suriye gerekse içeride. Onların açıklamaları ve bilgileri de kendilerine gösterildi. Sonuçta bu müzakereler ve çalışma sonucunda bu kadar saat nasıl geçti onun da gerçekten farkında olmadık ama neticede böyle bir sonuca vardık, bir netice aldık."

 "Ruslarla anlaşsak da anlaşmasak da uzun zamandır çalışıyoruz"

Çavuşoğlu, bir başka gazetecinin ABD heyeti ile Münbiç ve Kobani konusunda ne konuşulduğu, ABD ve YPG bölgeden çekildikçe, Rusların ve rejimin girmemesi konusunda ABD'liler tarafından bir garanti verilip, verilmediğine ilişkin soru üzerine, "Rusya'nın girip girmemesi Amerika'nın garantisinde olan bir şey değil. Zaten onlar başından beri bize 'biz çekilirsek onlar gelir' diyordu. Biz de Ruslarla zaten değişik boyutlarda anlaşsak da anlaşmasak da uzun zamandır çalışıyoruz. Gerek siyasi ayağında gerekse İdlib'deki ateşkesin devam etmesi, Astana, Soçi süreci var, liderler zirvesi var. Zaten çalışıyoruz. Salı günü Soçi'ye gitmemizin de sebebi bu." ifadesini kullandı.

Kobani meselesini de gündeme kendilerinin getirip, sorduğunu anlatan Çavuşoğlu, "Burada Pence'in söylediği gibi 'Biz oraya girmeyeceğiz ya da bir şey yapmayacağız' gibi bir şey konuşulmadı. Onların söylediği şu; 'artık orada Ruslar ve rejim var, onu siz de Ruslarla görüşürsünüz.' dediler. Yani bizim herhangi böyle bir Kobani ve başka bir taahhüdümüz olmadı." diye konuştu.

 "Trump'ın twitleri şaşırtmıyor artık"

Çavuşoğlu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Twitter üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etmesine ilişkin paylaşımının sorulması üzerine ise "Trump'ın twitleri biliyorsunuz, herkesi şaşırtmıyor artık. Farklı farklı aynı konuda bile kısa süre içerisinde twit atması Amerika'nın da çok ilgisini çekiyor. Dolayısıyla böyle bir var olan mutabakattan memnuniyet duyması önemli. Milyonlar diye rakamları abartır ya da abartmaz ona bir şey söylemeyeceğim." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'ye Trump tarafından gönderildiği belirtilen mektup ve mektubun üslubuna ilişkin görüşleri sorulan Çavuşoğlu, şu yanıtı verdi: 

"Mektup konusuyla ilgili biz harekatı 9'unda başlattık ve dolayısıyla biz zaten cevabımızı sahada verdik, bu bir. İkincisi bizim herhangi bir teröristle bir müzakereye giremeyeceğimizi bizzat Sayın Cumhurbaşkanımız Trump'a söylemiştir. Ayrıca Trump'ın bu teröristlerle muhatap olmasını doğru bulmadığını keza Cumhurbaşkanımız dünkü grup konuşmasında da net bir şekilde söyledi. Diğer taraftan böyle bir ara buluculuğun da doğru olmayacağını, kabul edilemeyeceğini de söyledi. Amerika'ya da bunun yakışmadığını söyledi. Mektuptaki üslubun yakışıp, yakışmadığına bakıyoruz, zaten Amerikalılar cevap veriyor. Amerikan toplumu, 'böyle bir seviyesizlik görmedik' diye temelinde daha birçok yorumlar var. Biz böyle bir seviyesizlik olduğu zaman da işin doğrusu Türkiye Cumhuriyeti ciddi bir devlettir. Devleti yönetiyoruz. Cumhurbaşkanımızın böyle bir seviyeye inmesi de hiçbir zaman olmamıştır, olmaz da. Hiçbir devlet yöneticimizin bugüne kadar, geçmişte de öyle, böyle bir seviyeye indiğini hiçbir zaman görmedik. Dolayısıyla zaten seviyeyle ilgili en iyi cevabı Amerikan halkı vermektedir."

 "5 günlük sürede atılan her adımı biz görmüş olacağız"

Çavuşoğlu, sahada 5 günde bir gözlem olup olmayacağı ve bu sürece ilişkin ayrıntıların sorulması üzerine şöyle konuştu: 

"Ara vermek demek, bizim askerimizin ve oradaki güçlerimizin çekilmesi demek değildir. Biz orada olacağız, var olmaya devam edeceğiz.Gerek oradaki mevcudiyetimiz gerek istihbari kaynaklarımızla birlikte ne yapıldığını ve ne yapılmadığını bizzat takip edeceğiz. Yani gözümüzün önünde olacak, denetimini de yapacağız. Çünkü geçmişte tecrübelerimiz var, Münbiç tecrübesi var. Yine Amerika ile özellikle sahada askerlerimizin yürüttüğü bir güvenli bölge oluşturulması için çalışmalar var. Olanlar var, olmayanlar var bunların detayına girmeye gerek yok ama burada ne olup ne bittiğini ya da ne olmadığını biz görmüş olacağız, bu 120 saatlik yani 5 günlük sürede atılan her adımı biz görmüş olacağız."