İsrailli bakandan Mescid-i Aksa'ya baskın

25 Eylül 2019

İsrailli bakandan Mescid-i Aksa'ya baskın

İşgalci ve terörist ülke İsrail kutsal Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırılardan bir yenisini daha ekledi. İsrail'in eski Kamu Güvenliği Bakanı ve Likud Partisi Milletvekili Avi Dichter, İsrail polisi eşliğinde Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi.

Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden yapılan yazılı açıklamada, geçmişte İsrail İç İstihbarat Servisi Şin-Bet (Şabak) Başkanlığı da yapan aşırı sağcı milletvekili Dichter'in geniş güvenlik önlemleri altında Harem-i Şerif'e girdiği belirtildi.

Dichter, 2000-2005 yıllarında Şin-Bet Başkanlığını yürütmüş, 2006-2009 yıllarında da İsrail Kamu Güvenliği Bakanı olarak görev yapmıştı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 2017 yılında İsrailli vekillerin 3 ayda bir Mescid-i Aksa’ya girişlerine izin vermişti. Daha sonra İsrail polisine verilen talimatla vekillerin ayda bir girişlerine izin verilmişti.

 İsrail'in Mescid Aksa'ya yönelik ihlalleri

Mescid-i Aksa ve Kudüs'teki vakıflar, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.

Daha önce Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin izni dahilinde Mescid-i Aksa'yı ziyaret eden Yahudiler, 2003'ten bu yana Vakıflar İdaresinin egemenliğini ihlal eden İsrail'in tek taraflı kararı çerçevesinde polis eşliğinde Müslümanların kutsal mabedine giriyor.

İsrail makamlarının bu tek taraflı kararını tanımayan Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğini ihlal edici bu tür girişleri "baskın" olarak tanımlıyor.

 Müslümanların ilk kıblesi

İşgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesi olma özelliğini taşıyor.

Yahudiler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra Camisi'nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi altında, sözde "Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu" iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor, Mescid-i Aksa'da kendilerinin de ibadet etme hakları olduğunu savunuyor.