BAE Aden'deki suikastlarla neyi amaçlıyor?

30 Ocak 2019

BAE Aden'deki suikastlarla neyi amaçlıyor?
Yemen hükümetinin geçici başkent ilan ettiği Aden'de gerçekleştirilen aralarında siyasiler, güvenlik mensupları ve cami vaizlerinin yanı sıra çok sayıda kişinin hedef alındığı suikastlar ürkütücü boyutlara ulaştı. Yemen'de faaliyet gösteren Hukuk ve Özgürlükler Örgütü (SAM) 2015 ve 20018 yılları arasında Aden kentinde gerçekleştirilen suikastlar ile ilgili bir rapor yayınladı. Söz konusu raporda Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) kenti kontrol altına almasının ardından gerçekleştirilen suikastlarda 103 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi. Cenevre merkezli örgüt, "Gizli Ölüm" başlıklı raporunda Aden'deki söz konusu suikastlarda genellikle, siyasilerin, güvenlik mensuplarının, cami vaizlerinin hedef alındığına dikkat çekiyor. Raporun önemli ve somut belge ve verilere dayandığını belirten örgüt, medya, güvenlik mensupları ve suikasta uğrayan şahısların aileleri ile yapılan görüşmelerle verilerin değerlendirildiğini kaydetti. Öte yandan, Aden'de artan suikastlar sebebiyle çok sayıda siyasinin ve cami vaizinin kenti terk etmek durumunda kaldığına vurgu yapıldı. Rapor meşru hükümetin kontrolündeki Aden'i vuran suikastlar dalgasının niteliklerini ortaya koyan ilk rapor olması bakımından önem taşıyor. Takvim yaprakları 17 Temmuz 2015 tarihini gösterirken, Husiler'in kontrolündeki Aden kenti Suudi Arabistan öncülüğündeki ve BAE'nin destek verdiği koalisyon güçlerin eline geçti. Kent halkı  Husilerden sonra kentin göreceli de olsa bir güvenlik ve istikrarın sağlanacağını bekliyordu. Ancak durum bunu tam tersi oldu. Kent bir birine takip eden ve sistemli suikastlarla sarsıldı. Suikastlar son olarak Aden'de neler olup bittiğini açıklamaya çalışan güvenliğin bir numaralı ismi General  Cefer Muhammed Saad'a kadar uzandı. SAM Örgütü suikastlarda en büyük kaybın 42 kişi ile güvenlik güçlerinin oluşturduğunu belirtiyor. Güvenlik mensuplarını imam ve cami vaizleri takip ediyor 23 imam ve vaiz uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirdi. İmam ve vaizlerin 12'si Selefi görüşten 4'ünün ise Müslüman Kardeşlere yakınlığı ile bilinen Islah Partisi üyesi olduğu kaydedildi. Ayrıca aralarında hakimler, sporcular, hakimler, savcılar dahil olmak üzere çeşitli meslek gruplarından 14 kişi suikastlarla öldürüldü. Söz konusu raporda özellikle 2015 -2018 yılları arasındaki suikastlar zincirinde en kanlı yılın 2016 yılı olduğuna dikkat çekildi. 2016 yılında 45 suikast saldırısı ile ülkede gerçekleşen suikastların yüzde 48'ni oluşturdu. 2018'de yaşanan 24 suikast saldırısı yaşandı. 2018 Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi'ye bağlı güvenlik güçleri ile BAE'ne bağlı Hizam Emni güçleri arasında askeri krizin zirve yaptığı yıl oldu. Kriz Aden'nin  BAE'ne bağlı güçlerin kontrolü ele geçirmesi ile sonuçlandı. Bu yıl asker ve vaizlere yönelik suikast oranı yüzde 26'lara ulaştı. SAM raporunda söz konusu suikastların yakın bir birine yakın tarihler arasında gerçekleştiği ve aynı yöntemle işlendiğine dikkat çekiliyor. Suikastları gerçekleştirenlerin son derece sakin ve  rahat hareket ettiğine vurgu yapılıyor. Suikastların yöntemi ile ilgili olarak yapılan açıklamada, faillerin genellikle silah kullanarak hedeflerini kurşunlayarak infaz etme yolunu seçtiği belirtiliyor. Buna göre kurşunla  79 başarılı suikast eylemine karşılık 15 eylem başarısızlıkla sonuçlandı. Buna karşılık bombalı suikast girişiminin 5'i başarılı olurken 14'ü başarısızlıkla sonuçlanmış. Bu verilerle söz konusu eylemleri gerçekleştirenlerin silahla suikastın daha büyük oranda başarı sağlandığına hareketle bu yolu seçtiği ifade ediliyor. Tüm bu istatistik verilerden şu sonuç çıkıyor. Geçici hükümetin başkenti Aden'de ciddi bir güç mücadelesi yaşanıyor. Özellikle kentin Husilerin elinden alınmasının ardından siyasi, askeri, din adamı  başta olmak üzere önemli mevkilerdeki şahısların hedef alınması bu güç mücadelesinin boyutunu ortaya koyuyor. SUİKASTLARIN ARKASINDA BAE YER ALIYOR Yemen'de her ne kadar sesli bir şekilde dillendirilmese bile gerek siyasiler gerekse halk tüm bu suikastların arkasında BAE'nin olduğunu biliyor. BAE Yemen'de kendine  bağlı bir güvenlik birimi oluşturarak, kendine muhalif gördüğü herkesi tasfiye etmeye çalıştığı belirtiliyor.